2 Ekim 2017 Pazartesi

BURASI NEFES ALDIĞIM BİR ODA

Şu ara gerçekten nefes almaya ihtiyacım var.
Neden mi?
Bitirmem gereken bir romanım var.
Ekim ayında çıkacak olan "deneme" kitabıma isim bulmam gerek.
Sözlü Tarih çalışmasına hız vermem gerek ve neredeyse günde en az bir deşifre yapmalıyım

Sanırım rekora doğru koşuyorum. Ve tüm bunların yanı sıra devam etmem gereken kurslarım var. Bu zamansızlığın içinde onlara devam edebilecek miyim doğrusu merak konusu!

Ve bloğum!
Sevgili blok.
İyi ki varsın. Her ne kadar üç gündür yazamadıysam da...

Gerçekten doluyum! Fikirsel, zihinsel, işsel, derssel, kurssal, hayatsal, düşünsel.

Düşünsene!

Kitabıma isim bulmak için tüm beyin hücrelerim seferber olmuş. Ama tık yok!

Hiç mi?

Aslında o kadar çok ki. Birine tamam işte bu desem hemen bir diğer ses: hayır diyor.

Kitaplarıma sığınıyorum. Okumaya başlıyorum derken gözlerim raflarda duran kitapların isimlerini tarıyor. Dostoyevski'nin BUDALA'sına takılıyor gözüm. Diğer gözüm Tolstoy'un GENÇLİK'ine...

"Ne düşündünüz bu isimleri verirken" diye soruyorum her ikisine de...

Karşımda beliriveriyor her ikisi de. Tolstoy bir adım öne çıkıyor. Uzun ve kirli sakallarını sıvazlayarak bana gülümsüyor; düşün düşün b*ktur işin der gibi.

Kafamı silkeleyip bir kahve koyuyorum kendime.

Romanımın başına oturuyorum "yaz kızım" diyerek. Homurdanıyorum; her defasında aynı kaos. Çocuk olsa  daha kolay isim koyardım herhalde diye.

Evet...
Sevgili günlük. Bu kadar iç dökmek yeter sanırım.
Daha iyiyim. Daha iyi ve iyi gergin!

Siz de iyi olun...







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Inshallah Walad

Cannes’de gösterilen ilk Ürdün filmi Inshallah Walad’ın yönetmeni Amjad Al-Rasheed gerçekten başarılı bir işe imza atmış. 2023 yılında gö...